• 19 EYLÜL 2020
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
REKLAM REKLAM

Kalori yoğunluğu kavramını anlamak

103 defa okundu kategorisinde, 26 Ara 2017 - 09:39 tarihinde yayınlandı
Kalori yoğunluğu kavramını anlamak

Etler, süt ürünleri ve yağlar kalori açısından çok yoğun olduk­ları için, aşırı kalori alımına neden olmadan bu yiyecekleri tüketmek pratik olarak imkansızdır. Bu kalori açısından zengin yiyecekler, midemiz dolmadan ve açlığımız yatışmadan çok önce bile aşırı miktarda kalori birikimine neden olurlar. Oysa besin ve lif açısından zengin, kalorisi düşük yiyecekler yemek, aşırı kalori tüketmeden doymamızı mümkün kılarlar. Meyve ve sebze gibi kalori yoğunluğu az yiyecekler yiyen de­nekler, kalori açısından zengin yiyecekler tüketen deneklerle karşılaştırıldığında, kalori yoğunluğu yüksek öğünler yiyenlerin, açlıklarını dindirmek için günde iki kat fazla kalori tükettikleri ortaya çıkmıştır.

Ortalama olarak kalori tüketimleri daha fazla olan Çinli­lerin Amerikalılardan daha ince olması çok ilginçtir.1 Çin’de vücut ağırlığının her kilogramı başına kalori alımı Amerika’-dakinden yüzde 30 daha fazladır. Çinliler Amerikalılardan günde 270 kalori fazla tüketirler, ama istisnasız olarak daha zayıftırlar. Egzersiz bu farkı tam anlamıyla açıklayamaz, çünkü araştırmacılar ofislerde çalışan Çinlilerde de aynı duru­mu görmüşlerdir.

Bunun nedeni, karbonhidratlardan alınan kalorilerin vücut­taki yağı, Amerikan diyetinin çoğunluğunu oluşturan yağ ve et gibi çok yağlı yiyeceklerden alman aynı miktardaki kaloriler kadar artırmaması olabilir. Verilere göre, tipik Batı diyetiyle (kalorilerin yüzde 30-45′i yağdan gelir) karşılaştırıldığında çok daha az yağlı olan bir diyet uygulandığında (Çin’in kırsal kesimlerinde diyetteki ortalama yağ oranı yüzde 15′tir), kar­bonhidratı yağa dönüştürmek için daha fazla kalori yakılır ve bu nedenle de vücut kolay kolay yağ depolayamaz.

Vücudunuz glikozu yağa dönüştürmek için karbonhidrat­lardan aldığınız kalorilerin yüzde 23′ünü yakmak zorundadır; oysa yiyecekteki yağı vücut yağma dönüştürmesi çok kolay ve hızlıdır. Yüz kalorilik sindirilmiş yağ, sadece üç kalori yakı­larak doksan yedi kalorilik vücut yağma dönüştürülebilir. Kı­saca, yediğiniz yağ kolayca ve hızlı bir şekilde vücut tarafın­dan depolanabilir.

Yiyeceklerdeki yağı vücut yağına dönüştürmek kolaydır; bu işlemde moleküller bile değişmez. Bilim adamları kalçala­rınızdan ya da belinizden biyopsi ile yağ alıp, o yağın nereden geldiğini size söyleyebilir; domuz yağı, süt ürünleri yağı, ta­vuk yağı ya da zeytin yağı olsun, yağ hala tabağmızdaki gibi­dir, tek farkı artık derinizin altında olmasıdır. Yağ direk olarak “dudaklarınızdan kalçalarınıza” inmiştir. Yağ ayrıca iştah açı­cıdır; ne kadar çok yağ yerseniz o kadar çok canınız çeker.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.

Webtasarım