• 19 EYLÜL 2020
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
REKLAM REKLAM

Önce tedavi sonra diyet

57 defa okundu kategorisinde, 28 Ara 2017 - 20:23 tarihinde yayınlandı
Önce tedavi sonra diyet

Doktorlar diyabette düzenli beslenmenin ömrü uzattığını hatırlatarak bir uyarıda bulunuyor..

Diyabet, beslenmeyle ilgili uyulması gereken sıkı kuralların olduğu bir hastalık. Doktorlar diyabette düzenli beslenmenin ömrü uzattığını hatırlatarak bir uyarıda bulunuyor: “Baklava, çikolata ve reçelin diyabetiği olmaz, yemeyin.”

Toplumda görülme sıklığı en fazla hastalıklardan biri olan diyabet, hayat boyu doğru beslenmeyi gerektiren bir hastalık. “Diyabetli bir kişinin beslenmesine dikkat etmeden sadece ilaç kullanması, çürük bir temel üzerine duvar örmeye benzerî diyen Yeditepe Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları- Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hasan Aydın, üç ana, üç ara öğün şeklinde düzenli beslenmenin temel kural olduğunu belirtiyor. Un ve şeker içeren besinlerden uzak kalmanın işin temel kısmını halletmek olduğunu vurgulayan Dr. Aydın, sebze ağırlıklı, yağsız (özellikle katı yağsız) beslenmeyi öneriyor. Ekmek yenecekse kepekli ekmeğin tercih edilmesinin doğru olacağını anlatan Dr. Aydın, kırmızı eti haftada iki kez tüketmeyi, beyaz eti de günlük öğünlere eklemeyi tavsiye ediyor. Sebze yemeği yoksa salatanın mutlaka öğüne eklenmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Aydın, kalorili içeceklerden uzak durulması, meyve suyu yerine meyvenin kendisinin yenmesinin doğru olacağını anlatıyor. Meyve sıkıldığında ortaya çıkan saf fruktozun da şeker olduğunu ekliyor.

DİYABETİK BAKLAVA OLMAZ
Diyabet hastalarının umut olarak tükettikleri diyabetik ürünlerin çözüm olmadığının altını çizen Dr. Aydın, “Hiçbir ürünün diyabetik eşdeğeri yoktur. Diyabetlilerin unlu gıda yemeleri sakıncalıdır. Dolayısıyla içinde un olan baklava diyabetik olamaz. Çikolatanın da diyabetiği olmaz. Hastalar bu noktada yanılıyorlar. Ancak çok büyük bir pazar ve kimse bu pazarı kaybetmek istemediği için ürünlere bu tür etiketler yapıştırılarak para kazanmaya çalışılıyorî şeklinde konuşuyor. Diyabetik reçel diye piyasaya sürülen ürünlerde şeker yerine fruktoz bulunduğundan bunların diyabetli hastalar için zararlı olduğunu söyleyen Dr. Aydın, hastaların, reçeli evde tatlandırıcı ile kendileri yaptıklarında, sabahları birer kaşık tüketebileceklerini ifade ediyor. Dr. Aydın, diyabetlilere çay ve kahveyi mutlaka yapay tatlandırıcı ile içmelerini, ara öğünlerde meyve ve süt ürünleri alarak tatlı ihtiyaçlarını gidermelerini, illa ki tatlı tüketmek istiyorlarsa yapay tatlandırıcılı sütlü tatlılar yemelerini öneriyor. Diyabetik reçel üreten firma Naturatürk’ün Genel Müdürü Deniz İçöz iddiaları doğruladı: Ürünün adı her ne kadar diyabetik de olsa fazla tüketmek zarar verir. Diyabetik reçel doyumluk değil, tadımlıktır. İçeriğindeki fruktoz şekerin başka bir türevi olduğundan zararlıdır. Diyabet hastalarına bizim tavsiyemiz, nefsi köreltmek için kahvaltıda 1-2 çay kaşığı kadar reçel tüketmeleri. ŞEKER İÇERMİYOR, ZARARLI DEĞİL Otacı Satış Pazarlama Müdürü Ayvaz Rençberler diyabetli ürünlerin şekeri azaltılmış ürünler olduğunu söyleyerek, markalarına ait çikolata dolgulu gevreğin lifli, şeker içermeyen ve enerjisi yüzde 40 düşürülmüş bir ürün olduğunu belirtti. Diyabetli hastaların şeker tüketmemeleri gerektiğini söyleyen Rençberler, diyabetik çikolatanın zarar vermeyeceğini ifade etti.

ENERJİSi VE YAĞI DÜŞÜK OLUYOR
Güllüoğlu Baklavaları “diyabetik baklava olmaz” iddiasına şu yanıtı verdi: Enerjisini ve yağını azaltmış olduğumuz baklavanın şerbeti için şeker yerine doğal tatlandırıcı olan isomalt ve yapay tatlandırıcılardan aspartamdan oluşan bir karışım kullanıyoruz. Ayrıca baklavayı diyet lifi olan polidekstrozla ile zenginleştiriyoruz. Kullanılan doğal tatlandırıcı isomalt kan şekerini aniden yükseltmez. Glisemik indeks değeri düşüktür. Glisemik indeks kandaki glikoz seviyesinin bir ölçüsüdür. Bu doğal tatlandırıcıyı içeren diyabetik baklavanın tüketiminden sonra kan şekeri ve insülin seviyelerinde değişim olmaz. Bu nedenle şeker hastaları tarafından rahatlıkla kullanılabilir. Kullanılan diyet lifi de kan şekerini yükseltmeyen, bağırsakların çalışmasını hızlandıran çözünür diyet lifidir. Bu ürünleri içeren baklavamız, diyabet hastalarının kan şekerinin kontrolünü sağlayacak ve toz şeker içeren ürünler gibi kan şekerinin ani yükselmesine neden olmayacaktır. Baklavadaki unda bulunan enerji ve karbonhidrat miktarını azaltmak için, buğday unu ve soya unundan oluşan bir karışım kullanıyoruz. Enerjisi ve yağı normal baklavaya göre yüzde 32,3 ve yüzde 40 oranında daha düşük olan diyabetik baklava, içeriğinde hiçbir şekilde sakaroz ihtiva etmediğinden diyabetik hastaların tüketimine uygundur.

Bugün / Melike TÜMER

http://www.haberturk.com/haber.asp?id=32681&cat=220&dt=2007/08/18

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.

Webtasarım