• 22 EYLÜL 2020
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
REKLAM REKLAM

Tıpta devrim

78 defa okundu kategorisinde, 29 Ara 2017 - 13:26 tarihinde yayınlandı
Tıpta devrim

Uyku ile kilo kontrolü ilişkisi, inceleniyor. Her gün yeni şeyler öğreniyoruz..

Eskiler uykusuz kalanların zayıfladığını zannederlerdi. Ama modern tıp araştırmaları tam tersini gösteriyor. Fazla kilolu insanların ya da asla kilo alamayanların çoğunun, uyku sorunu var.

Uykuda da aktifiz
Eskiden insanlar, uykuya daldıklarında her türlü yaşamsal faaliyetin ve beynin durduğunu zannederlerdi. Hatta uykuyu ölüme benzetirlerdi. Beynin bu süreçte boş ve pasif olduğu, vücudun da sadece dinlendiği sanılırdı. Oysa uyku, bizim hiçbir şey olmadan ve yapmadan geçirdiğimiz pasif bir olay değildir. Uyku, hem vücudumuzda hem de beynimizde son derece önemli fizyolojik değişimlerin oluştuğu, dinamik bir süreçtir, hatta hummalı bir faaliyettir. Ve uyku sağlığımız için en az hareket ve besinler kadar önemlidir. Ciddi derecede uyku sorunları olan insanlarda, metabolizmanın darmadağın olduğu, yaşamsal hormonların dibe vurduğu artık gayet iyi biliniyor.

Tokluk hormonu
Uyku ile kilo dengesi arasındaki ilişkinin en önemli etkenlerinden birisi, bize doyma hissini veren ‘Leptin’ hormonudur ve uykudayken salgılanır. Uyku sorunları ise iştahımızı arttıran hormonları harekete geçirir. Öte yandan strese karşı direncimizi düşürür, irademizi zayıflatır. Ve en önemlisi kilo dengesi için son derece önemli olan glikoz toleransımızı düşürür. Yani yediğimiz her şey çabucak yağ olarak depolanmaya başlar. Bütün bunlar doğal olarak kilo dengesini allak bullak eder.

Uykusuzluk
Yetersiz uyuduğumuz bir geceden sonra, sinirlerimiz bozulur. Kendimizi azıcık daha iyi hissetmek için tatlılara, hamur işlerine ve keyif verici maddelere sarılmaktan başka bir çare bulamayız. Gelsin kahveler, gitsin çaylar, bisküvitler, çikolatalar… Hatta alkol ihtiyacı bile hissederiz. Her fırsatta uykumuzdan feragat ederiz. 7 saat, 6 saat, 5 saat yeter derken, başımıza yeni dertler açarız. Uykusuzluğun sonucunda yavaş yavaş fiziksel sağlığımızı, mantığımızı, hafızamızı kaybedebileceğimizi, koordinasyon bozuklukları ile karşılaşabileceğimizi biliyorduk. Şimdi yeni bir sorun daha çıkıyor karşımıza; kilo artışı! İnsanı kısa sürede çökertebilen az etken vardır. Bunlardan birisi susuzluksa, diğeri uykusuzluktur. Açlığa da, hareketsizliğe de, alkole de, acıya da, karanlığa da bir süre direnebiliriz ama susuzluk ve uykusuzluk farklıdır… Uzun sözün kısası, hiçbir ilaç, hiçbir estetik müdahale; sağlıklı olmamıza, genç ve fit kalmamıza, güzelliğimize uyku kadar yararlı değildir. Her fırsatta yazdığım gibi; uyku, tüm kozmetiklerden ve ilaçlardan daha değerlidir!

Dr. Yasemin Fatih Amato / Sabah

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=45697&cat=220&dt=2007/11/28

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.

Webtasarım