• 25 EYLÜL 2020
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
REKLAM REKLAM

Türk bayanı çok mutsuz

88 defa okundu kategorisinde, 28 Ara 2017 - 03:36 tarihinde yayınlandı
Türk bayanı çok mutsuz

Uzmanlar uyardı: Kış mevsimi kronik akciğer hastalığı olan bireyler için muhtelif tehlikeler taşıyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi KTÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Verem Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, kış aylarında salgınlara neden olan soğuk algınlığının, grip gibi viral solunum sistemi enfeksiyonlarının, bronşitli hastalarda basmakalıp bireylere göre daha ağır geçtiğini ve krizleri başlatabildiğini söyledi.

Prof. Dr. Özlü, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı söylemede, kış mevsiminin astım,KOAH, bronşektazi gibi kronik akciğer hastalığı olan bireyler için muhtelif tehlikeler taşıdığını belirterek, ”Yağış, sis ve soğuk gibi abuhava değişkenleri, bu cins hastalarda hücumları tetikleyici etmenlerdir. Hastaların şikayetleri bu cins hava farklılıklarında çoğalış gösterebilmektedir” dedi.

Soba ve kaloriferlerin yanması ile bacalardan civara ufalayan dumanda bulunan karbonmonoksit, kükürt oksit ve azot oksitlerin bu hastalarda hava yollarında daralmalara, soluk darlığı, öksürük ve balgam yakınmaları ile karakterize krizlere neden olabileceğini ifade eden Özlü, şöyle devam etti:

”Yeniden soğuk hava, yağış sebebiyle konut içi, büro ve iş yeri gibi kapalı mekanlarda daha çok zaman geçirilmektedir. Buna bağlı olarak kapalı alanlarda içilen sigara, pişirme ve ısınma emelli yakıtlardan çıkan pisleyiciler, konut tozu akarları, kalorifer ve hamam haşereleri ile mantarlar gibi konut içi allerjenlerle çoğalan temas, eş şikayetlere yol açarak, hastalığın hakimiyetini
güçleştirmektedir.”

Özlü, soğuk havalarda nezle, sinüzit gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının sıklığının çoğalması neticeyi, bronşitli hastaların burun yerine ağızdan soluk alıp vermek zorunda kaldıkları belirterek, bunun neticesinde hava yollarının ısı ve neminin düşmesi neticeyi, özellikle geceleri saldırılar ortaya çıkabileceğini söyledi.

Eş biçimde, soba veya kalorifer sebebiyle konut içi civarın nispi nem oranının çok düşmesi, özellikle yatarken ağızdan soluk alıp veren hastalarda havayollarını kuruttuğunu ve gece öksürük, soluk darlığı gibi yakınmalara neden olduğunu vurgulayan Özlü, şunları söyledi:

”Kış aylarında salgınlara neden olan soğuk algınlığı, grip gibi viral solunum sistemi enfeksiyonları, bronşitli hastalarda basmakalıp bireylere göre daha ağır geçmekte ve krizleri başlatabilmektedir. Tüm bu etkenlerin toplanmasıyla kış aylarında kronik akciğer hastalarının çoğunun meseleleri çoğalmakta ve almakta oldukları rehabilitasyon eksik kalabilmektedir. Bu hastalarda, evvelden var olmayan öksürük, balgam çıkarma, soluk darlığı ve hırıltılı solunum gibi yakınmalar, kış mevsimi içerisinde başlayabilmekte veya var olan yakınmaların sıklığı ve şiddeti çoğalmaktadır. Özellikle geceleri uykudan uyandıran öksürük ve soluk darlığı hücumları ile yokuş ve merdiven çıkarken soluk darlığı gibi yakınmaların keskinleşmesi ile balgam renginde koyulaşmanın, bir saldırının erken belirtisi olabileceği usta yakalanmalıdır. Hastaların evvelden beri kullandıkları ilaçların, daha öncekisi kadar tesirli olmaması, ilaçlarını almalarına karşın mesele yaşamaları kriz belirtisidir.”

Özlü, bu sebeple akciğer hastalarının bahsi geçen negatif şartlardan muhtemel olduğunca kendilerini gözetmeleri gerektiğine dikkati sürükleyerek, şunları ifade etti:

”Bu bireyler, kış mevsimi girmeden evvel senelik grip aşılarını yaptırmalıdır.
Hastaların yaşadığı kapalı civarlarda sigara içilmemeli, sık havalandırılmalı,hijyene, konut ve ofis içi hava pakliğine itina gösterilmeli. Soba kullanılıyorsa boru ve bacalar arınılıp iyi drenaj sağlanmalı. Gece oda havası ıslatılmalı, grip salgınlarında olabildiğince kalabalıklarla temastan
sakınılmalıdır. Lekeli havalarda lüzumlu olmadıkça dışarıya çıkılmamalıdır. Bu ihtiyatlara karşın vaziyetlerinde her zamankinden değişik olarak makûslaşma paydan ve aldıkları rehabilitasyon yeterli gelmemeye başlayan hastaların, doktorlarına müracaat etmeleri ve rehabilitasyonlarını aktüelleştirmeleri gerekmektedir.”

Kaynak: http://www.haberturk.com/haber.asp?id=7930&cat=220&dt=2006/12/04

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.

Webtasarım