• 25 EYLÜL 2020
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
REKLAM REKLAM

Yüksek ensülin seviyesi – kardiyak riskin doğru ölçüsü

60 defa okundu kategorisinde, 26 Ara 2017 - 08:36 tarihinde yayınlandı
Yüksek ensülin seviyesi – kardiyak riskin doğru ölçüsü

Yüksek ensülin seviyesi de, gelecekteki kalp hastalığının, yük­sek kolesterol kadar iyi bir işareti olabilir. Daha önce belir­tildiği gibi, ensülin seviyesi, karın bölgesindeki aşırı yağ depolarıyla paraleldir. Beliniz ne kadar kalınsa, pankreas o kadar çok ensülin salgılıyor demektir.

Ensülin, pankreas tarafından salgılanan ve kandaki şekeri hücrelere taşıyan bir hormondur. Yüksek kan şekeri seviyeleri, kanı fazla şekerden temizlemeye yardım etmek üzere ensülini artırır; vücudumuzdaki yağ hücrelerini ensülinin etkilerine dirençli hale getirir ve bunun sonucunda pankreas daha fazla ensülin üretimiyle cevap vermek zorunda kalır.

Finlandiya’da yapılan bir araştırmada 970 polis, 1971 yılın­dan itibaren yirmi iki yıl boyunca izlenmiştir. Polislerin yaşları otuz dört ve altmış beş arasında değişmektedir. Araştırma başladığında katılımcıların hiçbirinde kalp hastalığı, diyabet ya da başka bir kardiyovasküler hastalık izi yoktu. Yirmi iki yıllık izleme esnasında, en yüksek ensülin seviyesine sahip olanların, kalp krizi olma sayısı, ensülin seviyesi düşük olan­lara göre iki kattan fazlaydı. Araştırmacılar hastalığı tahmin etmede, ensülin seviyesinin de kolesterol seviyesi kadar önemli olduğu görüşünü ortaya koymuşlardır. Bel çevresinin ölçümü de aynı sonuçları verirdi.

Atkins, Heller, Sears ve diğer hayvansal gıda açısından zen­gin diyetleri savunanların iddia ettiği gibi karbonhidratlar ensülin seviyesini geçici olarak yükseltirler. Ama, bu yazarlar datayı doğru bir şekilde sunmamışlardır.

Rafine olmayan karbonhidratların (meyveler, sebzeler, tam tahıllar ve baklagiller) çevresinde oluşturulmuş bir diyet, kan şekeri ya da ensülin seviyelerini yükseltmeyecektir. Araştır­malar böyle bir diyetin, yüksek ensülin seviyesini, sadece üç hafta içinde yüzde 30-40 azalttığını göstermiştir. Bol mik­tarda rafine şeker ve rafine karbonhidrat içeren az yağlı ve lif açısından fakir bir diyetin sağlıklı olmadığı açıktır. Rafine olan ve olmayan karbonhidratları aynı kefeye koymak doğru değil­dir ve yanıltıcıdır.

Diyetinizin merkezine “tam”, rafine edilmemiş ve işlen­memiş karbonhidratları (meyve, sebze ve baklagiller) koy­duğunuzda, kalbinize ve sağlığınıza en büyük iyiliği yapmış olursunuz!

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.

Webtasarım